KARAÖZÜ

BURUNÖREN

KALEKÖY

YERLIKUYU

IGDELI

KARPINAR

KIZILPINAR

 

Soğuk kış koşulları nedeniyle KARAÖZÜ'de yerleşim merkezine inen kurt sürüsü, avcılara saldırdı.

Kayseri'de kar yağışı nedeniyle dağda yiyecek bulamayınca yerleşim merkezine kadar inen kurt sürüsü, 2 avcıya saldırdı.

Kayseri'de yoğun kar yağışı ve soğuk havanın 3 gün boyunca etkili olması nedeniyle dağda aç kalan kurt sürüsü, Sarıoğlan ilçesine bağlı Karaözü kasabasına inerek 2 avcıya saldırdı. Yerleşim merkezine kadar inen 9 kurtun saldırısından ağaca çıkarak kurtulan avcılar, cep telefonu ile yardım çağırdı. Gelen diğer avcıların ateş açması sonucu bir kurt öldürülürken, diğer kurtlar kaçtı.

Karaözü Belediye Başkanı Şener Tatar, saldırıda yaralanan kimsenin olmadığını söyledi.

ERCİYES'TE KAR 185 CM'YE ULAŞTI

Öte yandan Türkiye'nin önemli kış turizm merkezlerinden Erciyes Kayak Merkezi'nde kar kalınlığı 185 santimetreye ulaştı.

Kar yağışının devam ettiği kayak merkezinde sıcaklığın eksi 14 derece olarak ölçüldüğünü belirten Kayseri Büyükşehir Belediyesi Erciyes A.Ş Genel Müdür Yardımcısı Yücel İkiler, kayak merkezine ulaşımın güçlükle sağlandığını, kapanan yolların açılması için çalışmaların devam ettiğini kaydetti.

 

Kaynak: www.sondakika.com/haber/haber-kayseri-de-ac-kurt-dehseti-4234969/

09 Ocak 2013 Çarşamba

-o-

 

 

 

 

 

Üste

Bugün Mersin Karaözü Kültür ve Dayanışma Derneğimizde Aşure verlliyor

Mersin Karaözü Kültür ve Dayanışma Derneğimizde 17 aralık 2011 cumartesi günü saat :12:00 deki Aşure etkinliğimize bekleriz.
SUZAN YÜCEL


KARAÖZÜ KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ
Adres: Çankaya Mah.Kuva-i Milliye cad.
yeni karamürsel mağaza karşısı
Güleç işhanı no:2/2 Akdeniz /Mersin

 

 

 

 

 

MERSİN’DE İKİ GÜNÜMÜ KARAÖZÜ ŞAHRUH’TAN GEÇENLERİN ÖYKÜSÜ ALDI.

17 Şubat 2011 Perşembe gece yarısı çıktığım Mersin yolculuğumda Ankara’da oğullarım ve yar, Ulukışla’da da arkamda kar kaldığında sabah elimde ŞAHRUH Dergisi dilimde KARAÖZÜ türküsü ile Mersin’e ulaştım. Bu gezimin bir ulvi ereği vardı. 12-13 Mart “KARAÖZÜ ŞAHRUH’TAN GEÇENLERİ MERSİN ile BÜTÜNLEŞİYOR” etkinliği programının netleştirilmesi ve 19 Şubat KARAÖZÜ Kültür Derneği Mersin’de yaşayanlarımızın etkinliği heyecanı yüreğimi sardı…

Ankara’da Mersin yaşayanlarımızla telefon konuşmaları yaparak, kimlerle, nerede- nasıl buluşacağımı da planlamıştım. ŞARKIŞLA EMLEK Yöresi köylerini ve de CEMEVİ Yöneticilerini de etkinliğe katmak istiyordum. Sevgili dostum Halk Kültürleri araştırmacısı Hacı YETKİN’den bazı dostların telefonlarını da aldım.  İlk iş olarak bu dostlardan HÜYÜK köylü Kemal ve İsmet AKBUĞA kardeşlerle, Sadık DEMİRKAYA  ve de Ali IŞIK arkadaşlarımla görüştüm. Heyecan duydular seve seve katkı koyacaklarını belirtiler. Şair İsmet AKBUĞA dostumuz derneğimize gelerek iki kitabını imzalayarak bana sunması beni oldukça mutlu etti. KARPINAR köyümüzden Cafer ÖKTEM’in yörede en çok dinlenen AKTİF RADYO’da canlı program ayarlaması, program yöneticisi Asuman hanımın güzel sorularıyla KARAÖZÜ ŞAHRUH’TAN GEÇENLERİ MERSİN ile Bütünleşiyor etkinliğinin tanıtımını sağlaması, dinleyen dostlarca da telefon bağlantıları ile katılımları çok hoş oldu. Daha sonra kendisini gittiği her yerde KARAÖZÜ’lü ilan eden sevgili dostum Tekin KARABIYIK’ın Mersin Tv’de canlı yayın ayarlaması muştusu da beni ayrıca mutlu etti. Bu programlarda dilimin döndüğünce dağarcığımdaki KARAÖZÜ ŞAHRUH’TAN geçenlerin öyküleri olarak;

 Mezarlığını sökerek yerine okul yapan,

Aşık Veysel üstadın ilk ve tek köy olarak şiirlerine konu olan,

Köy Enstitüsü mezunlarının yurt genelinde 64 ışık öğretmenin bulunduğu,

ATATÜRKÇÜ ve O’nun ışığında yürüyenlerin diyarı olduğu,

İstiklal Gazisi madalyaları ile onurlandırılmış birçok kahramanın ve İsmet İNÖNÜ’nün en yakınında görev almış askerlerinin bulunduğu,

Türkiye’de eğitim ve öğretim seferberliğini imece kültürü ile bütünleştirerek okullarını yapan ilk toplum olarak çevresine de önderlik ettiğini,

1960 lı yıllarda Hikmet KIVILCIMLI’nın modern bir köy araştırması anketlerinde yer alan bir köy olduğunu,

Araştırmacı yazar-ressam Fikret OTYAM’ın yazılarında konu edilerek “vefalı Dost” ilan ettiği ve köyüm dediği yer olduğunu,

1940-1960 yılları arasında nüfus oranlarına göre İstanbul ile karşılaştırıldığında okuma oranının daha yüksek olduğunu,

Çevre Köyleri ile doğa dostluğunun ve tarımın, Cumhuriyetin ilk yıllarında özümsendiğini tarihi geçmişi ile gurur duyduğumuz bir köyü ve bunları başaran köylülerimizi anlatmaya çalıştım.

 

Program yapımcıları ve tüm televizyon çalışanları büyük bir hayranlıkla ve dikkatle izlediler. Şaşırdılar, büyülendiler ve böyle bir yöreyi neden tanımadıklarından dert yandılar. Bu özelliklerimizi anlatırken yaşanmış olaylarla ve şiirlerle de süslemeyi, Yazar-Çizer- Sanatçı-ozan-Şair-Senatör-<wbr></wbr>Milletvekili-Bürokratlar-<wbr></wbr>işadamlarımızı ve hakka yürüyenlerimizi isim isim saymayı da unutmadık tabi…

 Mersin Anakent Belediye ziyaretimizi kolaylaştıran Tekin KARABIYIK ve Özel Kalem Müdürü danışman arkadaşım Mehmet AKKUŞ beye teşekkür etmeden geçemeyeceğim. Antalya Buluşmamızın kitabı ve ŞAHRUH Dergimizle CHP’li Belediye Meclis Üyeleri ile Sayın başkan Macit ÖZCAN’ın toplantısına alınarak etkinliği anlatma fırsatı bulmak KARAÖZÜ ŞAHRUH’un büyüklüğü olsa gerek. Sabırla beni dinleyen, Mersin-KARAÖZÜ Kültür ve Dayanışma Derneğimizin gecesine temsilcilerini ve çiçeğini gönderen Sayın M.ÖZCAN Başkanıma ve Belediye Meclis Üyelerine teşekkür ederim. Mersin etkinliğimize yapılabilecek maddi-manevi desteğini esirgemeyeceklerini ve 13 Mart’ı heyecanla bekleyeceklerini belirterek beni ağırlamaları da “Kıymetini ve önemini kavrayamadığımız yöremizin büyüklüğüdür” diye belirtmeden edemeyeceğim. Elbette büyüklüğümüzün bir diğer yönü de Çevre Köylerimizle birlikte anılmanın önemini kavramak “Kaba Ağacın Gürültüsü Dalınan” özdeyişimizin verdiği mesajı almaktır…

 

Bütün bu koşuşturmanın arasında Mersin-Karaözü Dernek Yöneticilerimizin gayretleri sonucu gerçekleşen gecemiz oldukça güzel organize edilmiş, Kültür ve Dayanışmanın örnekleriyle doluydu. Mersin Bürokratlarının ve Sivil Toplum Kuruluşlarının temsilcilerinin ve de basının ilgisini çekebilme başarısını da Dernek yönetimimizin sağladığını gördüm. Başkan Suzan (Tatar) YÜCEL ve Yönetim Kurulu Üyeleri Meryem-Fatma ve Ercan-Ünal kardeşlerimin, mükemmel sunumunu şiirleriyle süsleyen Doğan TAŞKAFA öğretmenimin her türle işe koşan Cafer ÖKTEM dostumuzun emekleri naif bir gece geçirmemizi sağladı. Aşiret Köylülerimizin olağanüstü katılımları, Burunviran köyümüzden Raşit DEMİR albayımın konuşması salonun heyecanını ve konukların neşesini bir kat daha arttırdı.

 Hediye çekilişinde tüm dostlarımızın kendilerine çıkan hediyelerini derneğe bağışlamaları yabancı konuklarımızca hayretle ve şaşkınlıkla izlenerek beğenilerini kazandı. En büyük hediye olan sazın Derviş Taştan’a çıkması ve kendisi tarafından açık artırmayla tekrar satılması ve de Muammer ÖZDEMİR kardeşimizin 400 TL karşılığında alıp yeniden derneğe bağışlanması takdire değer ve tam da KARAÖZÜ ve ÇEVRE KÖYLÜLERİNE yakışan bir davranıştı…

 

Gecemizde kültürümüzde yaşatıldı. Gelin kınası geleneğimiz konuklarımıza ve geceye katılanlara sahnede canlı olarak izlettirildi. Kınalar ellere sürüldü. Saçı törenimiz gereği kuru yemiş yöremizin etkinliklerinin baş keyfenisi Zehra teyzemizce tüm salondaki dostlara dağıtıldı. Kızılpınar köyümüzden Mersin’de BEKSA Gıda San. Tic.Ltd. Şti. sahibi, Emin DEMİREL dostumuzun da akrabası olan Saim BEKYİĞİT tarafından konuklarımıza dondurma ikram edildi. Saim dostumuz; 13 Mart etkinliğimizde de ikramını yineleyeceğini ve üstüne düşen maddi-manevi desteğini esirgemeyeceğinin sözünü de verdi. Sayın Tekin KARABIYIK gecemizde kısa ve özlü bir konuşma ile Antalya etkinliğinin güzelliğini 13 Mart Mersin etkinliğimizin daha büyük ve etkileyici olacağını anlattı. Mersin Tv. Programcısı Sayın Ahmet ÖZLÜ gecemizi ve Tv konuşmamızı aralıklarla tv’de yayımlayacağını, Dernek Başkanı ile de röportaj yaparak KARAÖZÜ gönüllüsü olacağını onur konuğumuz olarak masamızda anlattı. Karaözü ve Çevre Köyleri Derneği Başkanı Sayın Ali ÖZAYDIN’da gecemize katılmış ancak ben görüşemedim. Kendisine katılımından doğacak birleştirici davranışından dolayı çok teşekkür ederim. Bu gecemizde bir söz verilmesi gerekirdi diye de düşünüyorum bir eksikliğimiz olduysa geceyi yönetenlerimizin yoğunluğuna versin, kendisine 13 Mart etkinliğinde söz vererek bu özrümüzü düzelteceğimizi de buradan bildiriyorum.  

Karaözü ve Çevre Köylerimizle gerçekleştirdiğimiz Antalya etkinliğimiz, tarafımdan yöremizle ilgili tanıtım bilgileri eşliğinde salondaki bulunan tüm katılımcılara anlatıldı. Zerk-Veziralanı-Acırlı-<wbr></wbr>Kuşsaray Köylerimizden de değerli katılımcılarımızı aramızda görmekten ayrıca mutlu oldum. Cemal cemale, gönül gönüle, Camdan (Bilgisayar-Tv) değil candan görüşerek gençlerimizle, sazımız-sözümüz, Davul-zurna eşliğinde türküler-halaylar özümüz diyerek kültürümüzü ve dayanışmamızı Mersin’de bir güzel gece ile yaşadık…

Ankara’da iki oğul ve yar beklerken, yine Ulukışla ve Toroslar’da kar,   Mersin’de bir güzel gece ve gülyüzlü candostlar, vardı…

 

İsmini yazmadığım, unuttuğum dostlarımdan özür dileyerek, 13 Mart Mersin buluşmamızda tüm dostlarımızla birlikte olma dileğimle sevgi ve saygı sunuyorum… 20 Şubat 2011 

Vedat TATAR

 

 

 

Altından Tarih Akan Köprü

ŞAHRUH KÖPRÜSÜ

“ŞAHRUH’DAN GEÇENLERİN ÖYKÜSÜ”
Altından Tarih Akan Köprü
 
                Kimi zaman geçmişi anlatırken “Köprünün aldından çok sular geçti” deriz! İçerleriz kimi zaman, ah çekeriz, hayıflanırız! Oysa geçen bir tarihtir izler bırakan, kültür bırakan yada izleri ve kültürü bir yerden bir başka yere taşıyıp duran.
 
            İşte altından suyla birlikte tarihte akan Şahruh Köprüsü de böyle bir köprüdür. Kayseri Sarıoğlan ilçesi, Karaöz Köyü girişinde bulunan ve Şahruh Bey tarafından Kızılırmak üzerine XVI.yüzyıl başlarında yapılan bu köprü, üzerinden sadece insanların değil kültürün ve medeniyetlerinin geçmesine de vasıta olmuştur.
 
         Karaözü ve dolayısı ile Şahruh Köprüsü, hem Orta Anadolu’nun göç yolunun üzerinde bulunması sebebiyle hem de su kaynaklarının bolluğu nedeniyle tarihin her döneminde önemli rol üstlenmiştir. Bu bölgeye ilk yerleşenler, bahar aylarında köprüden yaylaya giden, güzün ise geri dönen göçerlerin baskınına uğrar ve yağmalanırlarmış. Adına Hüsneliler denen ve göç yolu üzerinde olması sebebi ile sürekli baskınlara uğrayan bu köylüler 1700 lü yılların sonuna doğru köyü terk etmişler.
 
            Bu gün devam eden neslin dedeleri, Karaözü’ye Malatya / Hekimhan’a bağlı Ardahan, Başak, Çırzı ve Güvenç’ten gelmişler ve Hüsneliler tarafından terk edilen sahipsiz evlere yerleşmişlerdir.
 
Osmanlının son dönemlerine, 1842’lere kadar yerleşik hayat yoktur bu topraklarda. Karaözü’ye gelen sülalelerden birer ikişer kardeşler, köyden geçen göçerlerin talan etmeleri ve silahlı çetelerin köyleri basmaları sonucunda kendilerini koruyamaz ve bu nedenle her şeyini bırakarak göç ederler. Yurtlarını terk eden Karaözülülerin pek çoğu Çorum’a, Sivas’a ve Anadolunun çeşitli yerlerine göç etmek zorunda kalırlar.
           
            İşte şimdi soygun ve talanlar yüzünden göçlerin amansızca yaşandığı, bu göçlerin kardeşlerin, hısımların, akrabaların yüzyıllar süren ayrılıklarına sebebiyet verdiği, davul ve zurnalar eşliğinde gelin kızların ellerine kınalar yaktığı ve “Altı kardeş idik bindirdik ata / Hürü’yü yolladık üç köyden öte / Kızılırmağa var��nca oldu bir hata / Nettin Kızılırmak allı gelini / Nasıl aldın allı pullu gelini” diye ağıtların yakıldığı bu bölgenin insanları “ŞAHRUH’TAN GEÇENLERİN ÖYKÜSÜ” başlığı altında 25-26 Aralık 2010 tarihinde ANTALYA’da 2 gün süren bir etkinlikte bir aray geldiler. 
 
            Öncülüğünü Eğitimci ve Yazar Vedat Tatar’ın yaptığı etkinlik ile ilgili bilgileri yine kendisinin gönderdiği iletilerden okudum. Tüm katılımcılara, emeği geçenlere ve zaman ayıranlara başta Vedat Hocam olmak üzere selamlarımı iletiyorum.
 
EVRENSEL GAZETESİ YAZARI 

Veli BAYRAK

Sivas- Kangal Zerk Köyümüzden

 

 

 

KARAÖZÜ ŞAHRUH'TAN GEÇENLERİN ÖYKÜSÜ ANTALYA BÜYÜK BULUŞMASI - AFİŞ ve DAVETİYE

Afiş!i büyütmek için üzrin tıklayınız!Afiş!i büyütmek için üzrin tıklayınız!

ŞAHRUH’TAN GEÇENLERİN ÖYKÜSÜ ANTALYA BÜYÜK BULUŞMAMIZ

ETKİNLİĞİMİZİN AMACI ve İÇERİĞİ

 

Bu etkinliğimizin içeriğini anlatırken isim olarak yörenin tümü adına  “KARAÖZÜ” diyeceğim. 14 köyü tek tek saymamak için. Bu konuda anlayışlı davranacağınızdan eminim.

 

Etkinliğimizin gerçekleşmesi için Afiş, Davetiye basılması, bu afişlerimizin Antalya bilboardlarında yayınlanması ve de Dünyaca ünlü Antalya ATATÜRK Kültür Merkezi PERGE salonunu bizlere ayırması nedeniyle Antalya Büyükşehir belediye başkanımızın bizlere sunduğu olanaklar için teşekkür ederek başlamak isterim.

 

Ayrıca Antalya’da yaşayan dostlarımızın katkılarını görevde olsa göz ardı etmemek gerekir. Gökçam’lı dostumuz sayın Rıfat SAÇI’nın gayretleri takdire şayandır. Sayın büyüğümüz KARAÖZÜ’lü Süleyman ÖZEL, MİSLEROVACIK’lı sayın Ali DENİZ ve BURUNVİRAN’lı Kemal KORKMAZ arkadaşlarımızın emeklerine yüreklerine sağlık. Yöre derneklerimizin ve yöremiz yerel yöneticilerinin kişisel ve de kurumsal destekleri, yararlı ve güzel olacağını umduğum etkinliğimizin gerçekleşmesinde beni yüreklendirdi.

 

Bu etkinliğimizi Kültürlerin ve Festivallerin buluştuğu ANTALYA’da yapmak zorundaydık. Belediye yönetiminin laik-çağdaş ve modern cumhuriyetten yana oluşu, Antalya’da yöremiz yaşayanlarının birlikteliği adına bir etkinliğimizin yapılmamış olması bizi zorunlu kıldı. Antalya’da 14 yöre köyümüz insanlarından yaşayanların olması da bizim için önemli bir etkendi. Yurtdışında yaşayanlarımızın yeni yıl tatillerinin burada geçirmesi de bizi Antalya’ya yönlendirdi.

 

Resim ve karikatür sergimizin Antalya B.Şehir belediye başkanı sayın Prof. Dr. Mustafa AKAYDIN tarafından açılışının yapılacak olması, panelistlerimizin ve konularının ayrıcalıklı ve de yöreye yapılabilecek yatırımların projeleri olması oldukça önemlidir. Karaözü adının MAARİFÖZÜ olarak anılmasının en önemli nedeni KARAÖZÜ kasabamızın cumhuriyetin ilk yıllarında yapmış oldukları eğitim yatırımlarıdır. Bu yatırımları devlet kanalı ile değil, tamamen İMECE kültürüdür. Emeği geçen hakka yürümüş atalarımızı saygı ile anıyorum. Işıklar içinde uyusunlar. “Mezarlığı söküp yerine okul yapabilen tek köydür yöremiz adına KARAÖZÜ. Aşık Veysel gibi bir üstadın şiirlerine konu olabilen tek ve ilk köydür. ” Fikret OTYAM üstadın o zaman köy olan KARAÖZÜ’ye gelmesi ve araştırmalarına konu yapması ve sohbetlerinde KARAÖZÜ’yü kendi köyü ilan etmesi rastlantı değildir. Fikret OTYAM üstadın anılarında yaşamak bize ve yöre insanımıza da ayrıca onur verir.

 

Ak Deniz ile Kuzey Buz Denizini şiirle birleştiren Dünyaca ünlü şair Kemal ÖZER’i, Hollywood film afişlerinin yaratıcısı, Antalya-Adana film festivallerinin ressamı  Mehmet BAL’ı, Şair-yazar H.Avni TATAR’ı, Kemal ÖZDEMİR’i, Kadim Doğan SERİNÖZÜ’yü, öğretmen ARİF’i, Ali DOĞANAY’ı, SADIK BABA’yı, Zeynep UZUNBAY Özdemir’i, Aşık IŞIK’ı, Karpınarlı Aşık  HÜSEYİN’i, Kadim DOST’u, ERFANİ’yi, MEFTUNİ’yi, Süleyman GÖRGÜLÜ, Senatör Hüseyin ÖZTÜRK’ü, H.Ali VURAL, Rıza ILIMAN ve Hüseyin MERT milletvekillerimizi ve ismini hatırlayamadığım bir çok değerimizin yöresi de KARAÖZÜ ve ÇEVRE KÖYLÜLERİDİR.

 

Etkinliğimizde sanat, kültür, tarih ve kalkınma projeleri bulunmaktadır. Ressam Gülden KOLUKISA, Karikatürist Uğur PAMUK dostlarımızın eserlerinin gösterime sunulduğu sergimiz sanatseverlerimizle buluşacak. Yöre insanımız Em. İlköğretim Müfettişi Sayın H. Hüseyin ÇELİKCAN öğretmenimizin “Yöremizin Sosyal Yapısını ve Tarihimizi” irdeleyen bir sunumu olacaktır. Yöremizin süreli yayın organı ŞAHRUH dergimizin Yayın Kurulu Başkanı Em. Öğretmen Sayın İsmail KILIÇÖZGÜRLER Dergimiz hakkında bilgiler verecek. Tarihimizi iki ayrı görüş üzerinden değerlendirecek konuşmacılarımıza da yer verdik. Anadolu’da Türk İzleri konulu sunumu Yönetim Bilimci-Tarih yazarı Sayın Hayrettin KALKANDELEN üstadımızdan dinleyeceğiz. Kültürlerin Beşiği ANADOLU’nun alt belleğinde ÇORUM’un yeri konulu sunumunda Kültür ve Tabiat Varlıkları eski Gn. Müdürü Yüksek Mimar Sayın Kemal SOYER’in slayt gösterisini izleyeceğiz.

Köy Enstitülerinin yöremizin kalkınmasında oldukça önemli payı vardır. DSP Genel Sekreteri- Denizli M.vekili Doçt. Dr. Hasan ERÇELEBİ ağabeyimizin araştırma tezi olan “ KÖY ENSTİTÜLERİ Yaşasaydı neler olmazdı” konulu slayt gösterisinin beğenileceğinden eminim.

CHP Tokat M.vekili Sayın Orhan Ziya DİREN üstadımızın DİMES  Süt- Meyve suları ve DİREN şaraplarının üretildiği fabrikalarını yöre çiftçilerimize de ziyaret ettirmiştim.

Modern hayvancılığı ve organik gıda üretiminin çok sağlıklı ortamlarda nasıl üretilebileceğini görmüştük. Panelimizde yöremizde ne gibi tarımsal üretim yapılır, yöremize modern çiftlikler kurulması konusunda maddi-manevi ne gibi destekler alabiliriz, kendisinden dinleyeceğiz.

 

Yöremizin başarılı işadamlarından sanayici Makine Müh. Sayın Mustafa ÖZDEMİR dostumuz panelimizde “Her Köye Bir Fabrika” projesi için AB fonlarından nasıl yararlanacağımızı anlatacak.

Mersin B.Şehir Teftiş Kurulu Başkanı ve Kamu Yönetim uzmanı Sayın Tekin KARABIYIK dostumuz panelimizde 5 Yıllık Master Planı konusunda bize bilgiler verecek. Sanayi ve Tarımsal yatırımlar olarak yöre insanımıza iş alanları yaratarak güzel yörelerimizi ıssız kalmaktan kurtarmayı amaçlamaktayız.

Yazarlarımızın eserlerini imzalayacakları bir bölümde oluşturacağız.

Bu etkinliğimizin tüm konuşmaları ve katılımcıları yayınlayacağımız kitapta yer alacaktır.

 

Etkinliğimize maddi-manevi katkı koyan ve katkı koyacağını açıklayan dostlarımıza da zamanımız yeterse kısa da söz hakkı vereceğiz.

 

 Maddi katkılarından dolayı ÖZDEMİRLER Anten Sanayi ve ATLAS Alüminyum Sanayi şirketleri grubu başkanı Sayın Mustafa ÖZDEMİR, PRODES Şirketler grubu adına Mehmet TAŞTAN, Ankara ARMAN TİCARET adına Sayın Ali KARAHAN, Sayın Murat ALBASAR, Adalet KÜLCÜ, Agentur turizm işl. Sahibi Emin DEMİREL arkadaşlarıma teşekkür ederim.

 

Nurgül SABANCILAR- Erdoğan YÜCEL, Levent VURAL, Esma AŞKIN, Suzan YÜCEL ve İzmir Beş Köyler Der. Bşk. Bülent AVAR, Ankara YEDİ BUCAK AŞARLARI Der. Bşk. İsmail DOĞAN, Secati İpek DEMİR, Keziban SOURİS, Gülçin AKÇA, Kuşsaray Muhtarı Orhan ÇELİKCAN, Gökçam Muhtarı Mehmet SABANCILAR dostlarıma da Yönetim Kurulumuz teşekkür ederim.

 

Bu kadar yoğun çalışmanın üstüne akşam eğlencemiz olmalı diye de düşündük yöremizin otantik türkülerinin yaratıcısı KADİM DOST ozanımızı ve türküleri güzel sesi ile yorumlayan LEMAN ve grubunu da eğlencemize kattık. Kendilerine katkılarından dolayı ayrıca teşekkür ediyorum…

 

Bu güzel gecenin ardından ertesi gün 26 Aralık Pazar günü sabah kahvaltısında yöneticiler ve tüm konuklarla bir değerlendirme toplantımız olacak. Bu toplantımızın konusu örgütlerimizin ve yöremizin toplumsal sorunlarını tartışacağız. En önemli konuların başında üniversitede okuyan ve kariyer yapma fırsatı yakalamış gençliğimizin maddi problemleri ve lise öğrencilerimizin üniversiteye girme başarılarının artırılması konuşulacak.

 

Etkinliğimiz diğer büyük şehirlerimizde değişik konularımızla devam edecek, yöre insanlarımızın tanışıp kaynaşacağı, yaşadıkları yerlerdeki tüm yerel yönetim ve Laik-çağdaş Sivil Toplum Kuruluşlarının her kademesinde söz sahibi olmaları sağlanması amacını taşımaktadır.

 

Cumhuriyetin ilk yıllarından 1960’lı yıllara kadar çoban yıldızı gibi parlayan yöremizin üstüne örtülen küllenmeyi kaldırmak ve şaşalı günlerine yeniden döndürmek, KARAÖZÜLÜLER ve ÇEVRESİ KÖYLÜLERİ DE LAİK-ÇAĞDAŞ CUMHURİYETİN korunması için varız demek için Antalya’da toplanıyoruz.

Bu etkinliğimize katılanların masraflarını kendileri karşılaması da takdire şayandır.

 

Etkinliğimiz teknik donanım sağlanabilirse internet üzerinden izlenmesi sağlanacaktır.

Yöremiz adına “Nice yararlı etkinliklerde” buluşmak dileğiyle, sevgi-saygı sunarım…

 

Eğitimci Vedat TATAR

 

 

 

Nazım Hikmet

TÜM ANNELER GÜZELDİR.

Vedat TATAR

Yöremizden vatana iyi evlatlar yetiştiren iki güzel anneyi kaybettik. Annelerimiz iyi ve güzeldir. Yöremiz anneleri de iyi ve faydalı evlatlar yetiştirdiler. KARAÖZÜ'de Elif TAŞYÜREK - KADİM DOST şairimizin annesi, GÖKÇAM'da  MEDİŞ teyze- Devrim Şehidimiz İbrahim KAYPAKKAYA’nın annesi. İkisi de "IŞIKLAR İÇİNDE UYUSUNLAR"…

 

Geçen İlkbaharda KARAÖZÜ ve ÇEVRE KÖYLERİMİZ olarak; KUŞSARAY-YEDİBUCAK AVŞARLARI (KARPINAR-İĞDELİ-YERLİKUYU-KALE KÖY-BURUNVİRAN-KIZILPINAR) Ankara'dan toplanıp GÖKÇAM’a kır yemeği etkinliğimize gitmiştik. Son derece güzel ağırlandığımız GÖKÇAM'da MEDİŞ teyzemize de devrim şehidi oğluna yaktığı ağıtı söyletip kayda almıştık. Sanki bu sene hakka yürüyeceğini bilmişcesine... Sevgili Levent VURAL, Facebook’ da paylaşmıştı… MEDİŞ Teyze, tüm seni sevenler ve pikniğe gelenleri beklenmedik bir anda üzdün. Hüzünlüyüz. Senin acılarının yüreğinden dökülen damlalarının söze dönüşüp ağıt olması bize bir buruk anı olarak kaldı. Ağıt yaktığın oğluna ve Yörede dillere destan olan OMUŞ' una kavuştun. “ Nur içinde yat”… Sevenlerine ve yakınlarına başsağlığı dilerim…

 

KARAÖZÜ’de Kadim Dost’un annesi ELİF teyze de yöremizde üretkenliğin-fedakârlığın ve siyasi mücadelenin önderlerindendir. İsmail CEM; benim manevi annem, diye söz ederdi. Kayseri’de seçim bölgesinde gezerken; KARAÖZÜ’ye gidelim annemin bir dürümünü yiyelim de, hem moral bulalım hem de enerji toplayayım, derdi.

 

Yöremize KADİM DOST gibi bir şair evlat – ATATÜRK Cumhuriyetini korumak ve kollamak için yapılan siyasi mitinglerin en önünde yerini alarak onurlu bir mücadele örneği bıraktı. Düğünlerimizde kına yakılırken “BAŞÖĞME” yani gelin kına türküsü (Kızanası) söyleme ekibimizin de önde gelenlerindendir. Elif Teyzem de beklenmedik bir zamanda canından çok sevdiği KARAÖZÜ’sünü ve evlatları olarak bizleri hüzüne-acıya boğdu, bu dünyadan göç etti. “ IŞIKLAR İÇİNDE UYU” Elif teyze… Yakınlarına ve sevdiklerine sabır-başsağlığı dilerim…  Eğitimci Vedat TATAR

 

Vedat TATAR

 

 

 

 

 

Eğer Karaözüye, Karaözülülere bir nebze katkım olmuşsa; kendimi dünyanın en mutlu insanı olarak görmeye devam edeceğim.

Vedat TATAR’a  Mektup                                            

15 Mayıs 2010

 

Sevgili Dostum,

Tüm iletilerini büyük bir özenle okuyorum. Bu iletinde benim de adımın geçmesi beni fazlasıyla mutlu etti.

 

Karaözü-Maarifözüne hizmet etmenin, özellikle bugünün Türkiye'sinde, bir onur olduğunun bilincini hep yaşadım. Benim bu bilince gelmemde, elbette Karaözünün ve Karaözülülerin çok büyük katkısı vardır.

 

Bizim yöremizde Alevi-Bektaşi anlayışının somutlanışıdır Karaözü. Alevi-Bektaşi anlayışı ise binlerce yıldır tarih yapıcısı bir büyük ulusun doğayı ve yaşamı anlamasının temelidir. Kurtuluş savaşımızın başarılması da bu savaştan sonra kuruluş mücadelesinin de bu temel anlayışla ete kemiğe bürünmüştür. Şu anda ismini anımsayamadığım önemli bir tarihçi diyor ki: "Tarihten Türkleri çıkarın, geriye bir şey kalmaz." Tarihte sadece "rol" oynamayan, "rol dağıtan" bir ulus olabilmiş isek bunda Alevi-Bektaşi anlayışını ve onun tarihsel fikri gıdalarını görmeyi, ulusal bir erdemlilik olarak algılıyorum.

 

Dünyada emperyalizmi ilk defa ve bana göre de son defa dize getiren bir ulus olabilmişsek, bunda, büyük önder Mustafa Kemal'in, Alevi-Bektaşi anlayışını çok iyi bir biçimde özümsemesinin çok özel bir yeri olduğuna inanıyorum. Dize getirilmeyi bir türlü içine sindiremeyen emperyalizmin, Mustafa Kemal'in laik-demokratik cumhuriyetini ortadan kaldırabilmesinin yollarını sürekli aradıkları ve uyguladıkları bilinen bir gerçektir. Sivas, Kahramanmaraş, Çorum olaylarının arkasındaki temel bağlam işte budur.

 

Bugün de bu oyun sahneye konulmaya çalışılmaktadır. Alevilere, sanki azınlık immişçesine davranılması dayatmalarda bulunulmaktadır. Oysa Aleviler bu ulusun azınlığı değil, ama tam tersine, temel kurucu aktörüdürler. Cumhuriyetin ilanından sonra, birçok kesimler emperyalizmin oyununa gelmişler, hatta süreç içinde onların uşağı rolünü oynamışlardır. Örneğin, İngiliz Emperyalizminin kışkırtmasıyla ortaya çıkartılan Şeyh Sait isyanından sonra Musul ve Kerkük'ü nasıl kaybettiğimiz bilinen bir gerçektir. Son 30 yıldır da ABD Emperyalizminin güdümünde on binlerce insanımızın kanı oluk oluk akıtılmıştır. Emperyalizmin uşaklığı olarak nitelendirdiğim bu isyanlara katılan ve destekleyen kesimlerin ne evlerinde Atatürk resmini ne de yüreklerinde Atatürk sevgisini bulmak mümkün değildir.

 

Ama Dersim İsyanıyla ilişkilendirilmeye çalışılan; Çorum, Sivas, Kahramanmaraş da katliamlara uğrayan Alevi kesimlerinin evlerinden Atatürk resimlerini, gönüllerinden Atatürk sevgisini hiç kimse kaldıramamıştır.

 

İşte bu bilinç içinde, eğer Karaözüye, Karaözülülere bir nebze olsun katkım olmuşsa kendimi her zaman dünyanın en mutlu insanı olarak görmeye devam edeceğim.

 

Eline sağlık, yüreğine sağlık benim sevgili dostum. İyi ki varsın.

 

Sevgilerimle...               

Tekin KARABIYIK

Mersin B.Şehir Belediyesi Teftiş Kurulu Başkanı

 

 

 

 

Gün başarıyı kutlamak, KARAÖZÜ'nün ve ÇEVRE KÖYLERİMİZİN sorunlarına el atmak, çözüm üretmek günüdür.

Photo by kilicdagli > mehmet öztürk
KARAÖZÜ

Sevgili dostlar;

 KARAÖZÜ'nün belediye olarak kalmasının tek dayanağı "KARAÖZÜ'lülerden çok ÇEVRE KÖYLÜ'lerimizin de cesaretli davranmaları ve fedakarlılıklarının yanı sıra muhtarlarımız, Çevre Köyleri Muhtarlarımız dahil tüm belediye çalışanlarının gayretli tutumlarıdır".

Elbette KARAÖZÜ ve ÇEVRE KÖYLERİMİZ ellerinden geleni yapacaklardı.

 

Asıl burada önemli olan AKSARAY SARATLI belediye başkanı Muharrem KAPLAN’ın, MESKİ teftiş kurulu başkanı Tekin KARABIYIK dostumun yol gösterici uyarılarıdır, kendilerine teşekkür ediyorum. ANKARA-MERSİN toplantılarımızda CHP Tokat Mvekili Orhan Ziya DİREN ve kasabamızla ilgisi olmayan dostların katkıları ayrıca çok önemlidir.Tüm Dernek başkanlarımız ve yöneticilerimiz hatta internet sitelerimizin-radyolarımızın yöneticileri seferber olmuşlardır.

 

Yurt dışındaki tüm dostlarımızın katkısı olmasa bu başarı olmazdı. Zeki IŞIK, Aybar AVCI, Ali KARADELİ ve Nihat ÇOBAN dostlarımızla elbirliği ile bu başarı gelmiştir. Emeği geçenleri alkışlamak ve teşekkür etmekten başka bizlere düşen başka bir görev yoktur. Sayın Çakır GENÇ elbette yapacaktı, göreviydi ancak olağanüstü gayret gösterdi. Belediye çalışanlarımıza hane numaralandırmasındaki gayretlerinden dolayı ayrıca teşekkür ediyorum.

 

Dr. Basri ÖZDEMİR bilgi ve belge yardımını esirgemedi. Davanın Avukatlarından bilgi ve belgeleri almakta zorlanmadığımız için de bu işi kotardık. Bu başarı KARAÖZÜ ve ÇEVRE KÖYLERİNİN BAŞARISIDIR. Ben buradan tüm derneklerimizin başkan ve yöneticilerine, İnternet ortamında Adrese Dayalı Nüfus sayımı sırasında ve de dava sürecinde yayımlarını esirgemeyen tüm eski ve yeni yöneticilerimize teşekkür ederim. Ancak "www.turkmensitesi.com" yöneticisi arkadaşım mükemmel bir sunum ve dizayn yapma becerisinden ve de KARAÖZÜ'lü sitelerimizin bazılarından daha duyarlı davranmasından- Ana sayfada duyurmasından dolayı Secati DEMİR kardeşime çok teşekkür ederim.

Kızılpınar köyümüzden sayın EMİN DEMİREL- Burunviran köyümüzden Keziban hanım gibi ismini anımsayamadığım dostların çabalarını takdirle karşılıyor kendilerine teşekkür ediyorum.

 

Bu arada bu çalışmalarda mesai konusunda ve her konuda katkılarını esirgemeyen DSP İstanbul M.vekilimiz- Yerel Yönetimlerden sorumlu Gen. Başkan Yardımcımız Hüseyin MERT beye saygı ve şükranlarımı sunarım. Dava süreci devam ederken belediye başkanlığı değişimi olmuş ve sayın ŞENER TATAR seçilmiştir. Davanın takibinde olağanüstü ilgi göstermiştir, kendisine de teşekkür ederiz.

 

Eğer benim de bu dava sürecinde bir nebze de olsa katkım olduysa, bunun nedeni; “KARAÖZÜ’yü, MAARİFÖZÜ yapanların ve şu anda da toprak altında nur içinde yatanların kemiklerinin sızlatılmaması gerektiği içindir. ”Cemal YAPICI dostuma selamlar o bu konunun lehimize sonuçlanması için bana bir söz etmişti (Ayrıntısını O biliyor, benim açıklamam doğru olmaz) o sözü yerine getirmekten de ayrıca mutluyum…

 

ANKARA-MERSİN toplantılarımızda maddi katkılarından dolayı Sayın Mustafa ÖZDEMİR-Hakan TAŞTAN’a  ve  Av. Fikret ARSLAN- Nihat-Caner ÖZTÜRK ve de AŞIK VEYSEL Derneği lokal yöneticileri dostlarıma, İzmir’de yaşayan Mansur AVCI- Ali TALAK  beylere de katkılarından dolayı teşekkür ederim.

 

TBMM’inde KARAÖZÜ’nün sorunlarını gündeme getiren 22. Dönem İzmir Milletvekili Dr. Muharrem TOPRAK beye ve bu sorunları kamuoyuna duyuran ŞAHRUH dergimizin yöneticileri adına İsmail KILIÇÖZGÜRLER’in şahsında yazım kuruluna da ayrıca teşekkürü bir borç biliyorum.

 

Gün başarıyı kutlamak, KARAÖZÜ'nün ve ÇEVRE KÖYLERİMİZİN sorunlarına el atmak, çözüm üretmek günüdür. Barış ve dostluk dileklerimle sevgi-saygı sunarım.

 

Eğitimci Vedat TATAR                                              

Mv. Danışmanı

12 Mayıs 2010

 

 

 

 

KARAÖZÜ BELEDİYE OLARAK KALDI

Vedat Tatar

KARAÖZÜ BELEDİYE OLARAK KALDI

(Anayasa Mahkemesi, nüfusu 2 binin altına düşen 862 belde belediyesi ile 283 ilk kademe belediyesinin tüzel kişiliğinin kaldırılmasına ilişkin 5747 sayılı Yasa'nın bazı hükümlerinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle açılan davayı sonuçlandırdı.)

 

AKP iktidarının; nüfusu 2 binin altındaki beldelerin kapatılması yönündeki uygulamaları Beldemizi de etkilemiş Karaözü de Belediye konumunu kaybetmişti. Bu uygulamaya dönük olarak Belde Belediyemizin kapatılmaması için Ankara 5. İdare Mahkemesinde dönemin Belediye Başkanı Sayın Çakır Genç tarafından dava açılmıştı. Bu davanın devamında Anayasa Mahkemesi, “dava açan belediyelerin dava sonucuna kadar kapatılamayacağına” hükmetmişti. 2008 yılı sonlarında davayı Karaözü Belediye Başkanlığı kaybetti. Yine Belediye Başkanı Sayın Çakır GENÇ bu kez temyiz için Danıştaya başvurdu. Danıştay 10. Dairesi 30.12. 2009 tarihinde verdiği kararla (E:2009/69347, K:2009/11517) Ankara 5. İdare Mahkemesinin kararını Karaözü Belediye Başkanlığının istekleri doğrultusunda bozmuştur.

 

Yeni bir yasal düzenleme yapılmaması halinde Karaözü’müz Belediye olarak kalacaktır.


Bu nedenle; o dönemin Belediye Başkanı Sayın Çakır GENÇ’e, Belediye Meclis’inin değerli Üyelerine ve bu davayı takip edenlere ayrıca şükranlarımı bir borç bilirim...

 

Gönderen / Kaynak: Vedat Tatar

KARAÖZÜ CİVARI KARAKUCAK VE YAĞLI GÜREŞLER

KARAÖZÜ CİVARI KARAKUCAK VE YAĞLI GÜREŞLER
KARAÖZÜ CİVARI KARAKUCAK VE YAĞLI GÜREŞLER
KARAÖZÜ CİVARI KARAKUCAK VE YAĞLI GÜREŞLER

Gönderen / Kaynak: Alihan Erdoğan  www.dilsiz-kaval.com

Şiirde olayın güzelliğini yakalayabilmek için kahramanlarını iyi tanımamız gerekir.Kel Ali Pehlivan (Ali Erdoğan), Hamıs Pehlivan (Mustafa Işık)  deliüçük Işık pehlivan (Hüseyin Işık) Ali, Hamıs ve Işık Pehlivanlar Karaözü’nün yetiştirdiği, o dönemin Kayseri, Sivas civarındaki köy, kasaba, kazalardaki düğün, nişan, sünnet ve turnuvalarda Başa soyunan ve bir çok ödülü kazanan en büyük üç pehlivanlarındandır.

Bu civarlarda onları tanımayan, ne yaman güreş tuttuklarını bilmeyen yoktur..

 

Beş yaşındaki kaysıyı sökebildikleri , iki kişinin kucaklayamadığı hararları tek başlarına sırtladıkları görülmüştür. üçü de dobra dobra  konuşan, yaşayan, çalışkan, matrak, nüktedan, ısmarladıkları yenir, içilir, muhabbetleri neşeyle dinlenir, bonkör, sevecen …insanlardır. Aynı zamanda Hamıs ile Hüseyin Işık abi kardeş Ali de teyze çocuklarıdır.

 

  Sızır dan. Dilaver Pehlivan, Tekmen den Tefik Pehlivan, Çukur dan Karayılan, Çepni den Rıfat Pehlivan. Bunlarda yaman güreşenlerdendir.Zaman zaman  yıkıldıkları olduğu gibi rakiplerini yıktıkları da,olmuştur.

 

KARAÖZÜ PEHLİVANLARI

  Şenlenir Karaözü meydanı şenlenir   Düğün evi kurulmuş herkes eğlenir   Okuntu çıkarmış düğün sahibi   Gelmiş onyedi köyden  ahali .............

 


'' Maşallah'' alkışlarıyla meydana geldiler
  Yükleri ağır omuzlarda kispetler
  Analar doğurmuş nice koç yiğitler
  Alana kol kol'a girdi güreşçiler


  Er maydanı kurulmuş herkes eğlenir
  Güreşeceklerden Hamıs, Işık, Kel Ali.
  Dilaver, Rıfat, Karayılan, Tefik rakipleri
  Pehlivanlar'ı davet etmiş düğünevi


  Makbüldür düğünevi'nin koyduğu ödüller
  Baş, başaltı, orta'ya güreşenler
  Verilen ödülleri birde bahşişleri
'' Maşallah'' alkışlarıyla alıp giderler


  Karaözü meydanı'nda çektiler peşrev
  Yöre'ye nam salmış nice koç yiğitler
  Gözleri yaşlı kalpleri heycenlı
  Ayakta alkışladı tüm seyredenler


  Nice pehlivan var pehlivan
  Karaözü  pehlivan oğullarından
  Her üçü de baş pehlivan
  Başa güreşmeye hakkı olan


  Yanlışa imkan bırakmadan
  Rıfat kaldı beklemede
  Eşleşti Dilaver ile kel Ali pehlivan
  Hamıs'a düştü Tekmen'li Tefik
  Karayılan ile çıkacak deliüçük


  Yoldan gelmiş yorgun argın
  Can Ali dinlermi sırtın terin
  Yürekler kabarık gönüller serin
  Yüzün kara çıkarmaz sevenlerin


  Hakem heyeti başlatır güreşi
  Davul zurna güreş havası ile inletir
  Elense ile  sınarlar birbirlerinin kuvvetini
  Güreşenler koyar ortaya bütün hünerlerini

 

 

 

  Ali pehlivan ve Dilaver pehlivan'ın güreşi

  Haydi geldim Işık der Dilaver pehlivan
  Karıştırır Işığı Ali'yi vesselam
  Rakibi yöreden Ali pehlivan
  Birbirine denk hasım iki pehlivan


  Hasım birden ayaklara doğru eğilir
  Dilaver'in yüreği ağzına gelir
  Bilirki kaptırırsa paçayı topuğu
  Kel Ali pehlivan affetmez,
  Kapar tek topuğu
  Vurur sırt üstü yere
  Seyredenlerin önüne

 

 

  Hamıs pehlivan ve Tekmenli Tefik pehlivan'ın güreşi

  Sarmaya aldı rakibini Hamıs pahlivan
  Tekmenli Tefiğe vurdu çifte kurtkapan
  Olanca kuvvetini attı rakibin  üstüne
  Nefes aldırmadı hasmına iflahını kesti

 

 

  Hüseyin Işık ve Karayılan pehlivanlar ın güreşi

   Ayakta hasım ile karşı karşıya
  Işık ellerini  soktu rakibinin koltuk altına
  Olanca kuvvetiyle hasmını sürdü  geriye
  Taktı ayağını hasmının tepuklarından birine

 

 

  Kel Ali ve Rıfat Pehlivanlar'ın güreşi

  Baş kazanmaz baş'a güreşmeye gelmek
  Rıfat kendini neredeyse baş pehlivan bilecek
  Kel Ali var ahali unutmayın onu
  Hatırlatır Karaözü'lü pehlivanlar olduğunu


  Çekti elense vurdu tırpan
  Elensenin sarstığı Rıfat pehlivan
  Bir elde düştü yere
  Gafleti afetmedi Ali pehlivan
  Kilitledi elini arkadan önden
  Attı  rakibi şak kündeden


  Yalınız bu yörenin
  İnsanları değil, yüreği dolan
  Gönüllere taht kurdunuz
  Şarka kadar meydanlardan


  Hey gidi pehlivanlar toprak oldunuz
  Yalınız bu yörenin insanları değil,
  Bütün insanların yüreğini doldurdunuz
  Sizin yattığınız mekan cenet olsun

 

  DÜĞÜN VAR AKÇAKIŞLA'DA

  Düğün var Akçakışla da
  Davtiye çıkarmış düğün sahibi ulak la
  Baş'a koymuşlar ödül olarak dana
  El ile bende bile
  Acep gidermiyiz ola
  Ayağımız tutu Akçakışlanın yolunu,
  Karşıladılar davullu zurnalı horonlu
  Ağa  tanıdınızmı pehlivanoğlunu?
  Dedi:
  Şorada duran karayağız oğlan!
  Ayaktan girdi baştan çıktı geçende!

 

Öffnet externen Link in neuem FensterKaynak: (Alihan Erdoğan)  www.dilsiz-kaval.com

 

 

 

YİNE ÜZÜLDÜM, UYARMAK VE YAZMAK ZORUNDA KALDIM

Vedat TATAR

30 Ağustos 2009 tarihinde saat 11:00 de turkmensitesi.com adresini ziyaret ettiğimde hayal kırıklığına uğradım. Sevgili Secati  “30 Ağustos Zafer Bayramını” kutlayan bir yazıyı sitenin ana sayfasına koymuş.

Gururlandım ve ana sayfada tüm yöremizin internet sitelerinin isimlerinin bulunduğu çizelgedeki köy ve kasabalarımızın üzerine gelerek tıkladım. Keşke yapmasaydım. Sadece www.turkmensitesi.com, www.teneli.com ve birde Keziban hanımın sitesinde milli kurtuluşumuzun imzasının atıldığı bu büyük zaferle ilgili kutlama mesajı gördüm. Kendilerini kutluyorum. Yöremize yakışanı yapmaları da ayrıca beni mutlandırdı.

 

Yöneticilerinin asker kökenli olması nedeniyle bazı sitelerimizin bu önemli güne kayıtsız kalmasını içime sindiremedim. Ama sanki bizim yöremiz etnisite ile anılırmışcasına  iktidarın ve dış güçlerinde desteklediği alt kimlik-üst kimlik söylemleri ile çağdaş cumhuriyetin bir kenarından da ALEVİ kökenlileri ayartarak yıkım sağlamak istedikleri oyunlara kaynak teşkil ettirilmek istendiği izlenimine alet olduğumuzu düşündüm.

Ancak o arkadaşlarımızın bu düşünce de olmadıklarını da biliyor “Ulusal günlerine sahip çıkmayanların dini günlerini de kutlayamayacağını” benden iyi bildiklerini de düşünerek;


 CUMHURİYET OLMAZSA OLMAZIMIZDIR,


 ATATÜRK YOLU DIŞINDA ÇAĞDAŞLIK ve  EŞİTLİK BİZE TANINMADI-TANINMAZ

düşüncesiyle BÜYÜK ZAFERİMİZİ KUTLAYACAĞIMIZ NİCE BAYRAMLAR DİLİYORUM.
30 Ağustos 2009
Vedat TATAR

 

 

BİR VEDAT TATAR ANALİZİ

VEDAT TATAR

Ağustos 2008

BİR VEDAT TATAR ANALİZİ                         

 

Yoğunlaştığı ilgi alanı

Siyaset

Yediği ekmek, içtiği su

Politik

 

Heyecanlı yaklaşır fenomenlere

Subjektiftir çoğu zaman

Sayılmaz                                                                             

Analitik

 

Özenlidir yiyip içtiklerine

Kilo verdiği zamanlar

Görüntüsü

Atletik

 

Semahlar mırıldanırken

Sazın tellerini okşayan

Sihirli parmaklar

Tetik

 

Bir alev ki yıllardır

Kavurur gönlünü :

Vekil olmak ,beklentisi

Romantik

 

Kuşkusuz Türkiye sevdalısı

İlle de KARAÖZÜ

Kasabası için daha bir

Fanatik

 

Y….leri sevmese de

Sağolsun, bana karşı hep

Etik

 

Gönül adamıdır

Sevgi O’nun özdeşi

Bana karşı da hep

Sempatik

 

Dilbilgisi zengin ve

Türkçe’ye egemen

Mensup olduğu ekol

Semantik

 

İşi sürmez yokuşa

Kolayı zor eylemez

Karmaşık sorunlarda bile

Pratik

 

Genel denge bozuldu

Alt üst oldu değerler

Siyasetin görüntüsü

Fantastik

 

Umut bağladığı partide

Yeşermiyor umutlar

Son günlerde yaşananlar

Kaotik

 

Hem eleştiriye açık

Hem özeleştiriye

Yaşama bakışı oldukça

Demokratik

 

 

                        GANİ AŞIK

16.Dönem Kayseri Milletvekili – Müftü

o0o

 

 

 

Sizden Gelenler

VEDAT TATAR

 

 BİR DE BAKTIM Kİ!..

Etkinlikler yaptık, akraba-dost köylerimizi ziyaret ettik ve gittiğimiz her yerden övgü-başarı ve onurla döndük.

KUŞSARAY’da kır yemeğine katıldık. Her KARAÖZÜ’lümüz kır yemeğine ellerinde yiyecekleriyle katılmışlardı. Hatta 3-4 gün önce gelen araştırmacı-yazar öğretmenimiz, bir büyüğümüz ile sevgili eşleri KUŞSARAY’da araştırmalar yaparak gelecek için dostlukları pekiştirici davranışlarda bulunmuşlardı. KARAÖZÜ adına gelen diğer dernek temsilcilerinin ve danışmanımızın KUŞSARAY için yaptıklarını dostlarımızdan duyduğunda gururlanmıştı “ elbette yapacak;

O, bir KARAÖZÜ’lü ve  benim öğrencimdi, işte ben böyle öğrenciler yetiştirdim, daha fazlasını yapmasını da önereceğim, birkaç kez kitaplarımın Kültür Bakanlığı Basımevinde basılabilmesi için ben de TBMM’de ziyaret etmiştim, iktidar olmayınca zor hocam ” demişti.

Konuşmalarında ve dost  sohbetlerinde kitaplarını nasıl yarattığını anlatırken Kadıların CÖNK’ünden, H.YILMAZ öğretmenin araştırmalarından, Hacı DALAK ve sizler gibi okuyan araştıran dostların katkılarından söz ederek ortak aklın bilgi ve belgeleridir. demişti.

 

GÖKÇAM köyü etkinliğimize de katıldık onlarda bizlere hayran kaldılar. Kuşsaray’da YOL tv’nin çektiği etkinlikte Belediye Başkanımız tüm insanların dostluğunu ve KARAÖZÜ’lülerin barışçıllığından birbirine tutkunluğundan bahsetmişti. Hepimiz ayrı ayrı yerlerden gelen Dernek temsilcileri olarak kendisini ayakta alkışlamıştık. Sonra KARAÖZÜ adına çıkan konuşmacıları hepimiz alkışladık.

BİR olduğumuzu İRİ ve DİRİ olduğumuzu kanıtladık. Oradaki katılımcılar ALKOL almamıza rağmen bu olgun davranışımıza şaşırmış ve takdir etmişlerdi. KUŞSARAY’daki  kır yemeğinden ayrılırken Belediye Başkanımız ve katılımcılarımız etkinliği düzenleyenlere sordular “ Ekonomik olarak katkıda bulunalım” diye.

 

Dostlarımızda; olur mu hiç, sizler zaten piknik kurallarını biliyorsunuz hepiniz yiyecek ve içeceklerinizi getirdiniz, bu davranışınıza da ayrıca teşekkür ederiz, dediler. Hatta seneye daha kalabalık katılmamızı önerdiler.

 

KUŞSARAY-GÖKÇAM akrabalarınız olarak bizde sizin etkinliklerinize Federasyon, Ankara-İzmir- İstanbul-Almanya- Danimarka kuruluşlarımızın temsilcileri ve tüm muhtarlarımızla 24 temmuzda ata yurdumuz KARAÖZÜ’de olacağız dediler. KARAÖZÜ-KUŞSARAY-GÖKÇAM birlikteliğini sağlamak için Ankara’dan gelen dostlarımız Kuşsaray’da kahvaltıda buluştuklarında sizler ve milletvekiliniz sayın Hüseyin MERT, ŞAHRUH köprümüzün bir resmini sizler aracılığı ile hediye etti ve hep bir ağızdan biz milletvekilimizle, danışmanımızla KARAÖZÜ’lüler olarak Belediye Başkanımızla, yazar-çizerlerimizle, dost akrabalarımızla dostluk örneği verdiğinizden dolayı bizlere gurur duymayı öğrettiniz.

 

Yıllardır özlemini çektiğimiz KARAÖZÜ’lü atalarımızın torunları gerçekten atalarımıza layık birer evlat olduğunuzu gösterdiniz. Bu konuda sizlere ne kadar teşekkür etsek azdır, dediler.  24 Temmuzda KARAÖZÜ’de etkinliklere tüm eski ve yeni muhtarlar- Belediye Başkanları, Çevre köylerimizin halkı ve muhtarları- Belediye başkanları ayrıca Laik Cumhuriyetten yana olan tüm partilerimizin temsilcileri ve seçimi kazanan  bir Reis olarak hiçbir kırgınlığın olmamasını sağlamak amacı ile “ Her şey KARAÖZÜ içindir, bugün ben varım yarın bir başka arkadaşım olur, hiçbir kimse KARAÖZÜ’nün üstünde değildir, bizler hizmet için ve bu bayrağı taşımak için nöbetteyiz “ ilkesi ile tüm insanlarımızı kucaklamak istercesine toplandık.Demiştiniz.

 

Bazı alkolü fazla kaçıranların taşkınlığına Reisimiz “ tepki  göstererek huzura verdiği önemi de gösterince; SADIK BABA’nın, MURTAZA EFENDİ’nin KARAÖZÜ adını MAARİFÖZÜ  olarak anılmasını sağlayan KÖY ENSTİTÜSÜ mezunları 64 ışık Öğretmenimizin çağdaş laik ve sosyal hukuk devletinin kurucuları-kollayıcıları atalarımızın torunları anca bu kadar olur. Dediler.

 

 

Yahnili bulgur pilavımızı yedik hep birlikte davul-zurna eşliğinde halaylarımızı çektik. İğne atsan yere düşmüyordu. Sanatçılarımıza aynı ATATÜRK’ün yaklaşımı ile davrandık. Yöre etnik kökeni farklı dostlarımıza da birlik beraberlik mesajları verdik. ALEVİCİLİK yapmayarak “nazarımızda herkes birdir bizim” şiarını kanıtladık. ULUSAL bilinç ve ATATÜRK milliyetçiliği çerçevesinde o yörelerin gençleri ile de kaynaştık.

 

Herkes halaylarımızı bildiği gibi kendine has figürleri ile oynadı, onları da hoşgörü ile karşıladık hatta öğretmek için çaba gösterdik. Herkesin yüzü gülüyordu. Göz bebeğimiz askerlerimiz komutanlarımız bu huzur ve sükunetten dolayı belediye başkanımıza ve halkımıza bir teşekkür konuşması yaptılar. Olaysız, sevgi ve barışın hakim olduğu bir etkinliği başarmanın mutluluğunu yaşadık.Oh oh, ne güzel oldu ya…

 

 

UYANDIM Kİ;

TER İÇİNDE KALMIŞIM.

AH NE GÜZEL RÜYAYDI!

 

Sonra düşündüm; bu neden rüya olsun ki biz bunu başarabiliriz, dedim. Aklıma hemen belediye kalabilmek için açtığımız dava geldi. Acaba bu davamız ne oldu? Takip edebildik mi? ŞAHRUH Köprümüzün durumu nasıl? Yıllara meydan okuyan o heybetli duruşunu hala koruyabiliyor mu? Diye. Çevre köylerimizi kasabamıza mahalle yapabilecek miyiz?

 

Turizm bölgesi ilan edip köy olmaktan kurtulabilecek miyiz? Gilaburu’nun patentini alıp kasabamıza ek gelir getirecek GÖL balıkçılığını yapacak mıyız? Bağ-bahçelerimizi canlandıracak eski sebze ve tahıl tohumlarımızı yaşatacak mıyız?

 

Panellerle, tiyatro gösterileri ile, projeler anlatılan ve yarışmaların yapıldığı kültür etkinlikleri düzenleyebilecek miyiz? Koç katımı törenlerini düzenleyerek; yöremizin en iyi koyununu,en iyi koçunu,en iyi çobanını,en iyi çoban köpeğini ve de en iyi Pernek başkanını seçebilecek miyiz? Ödüllendirecek miyiz? Çevre Köylerimizi bizden sayarak onlarla can cana olabilecek miyiz?

 

Kayseri’de çalışan öğretmenlerimizi kasabaya getirerek okulumuz öğrencilerine Ünv. hazırlık olanağı sunabilecek miyiz?  Belediye olanaklarımızdan onların da yararlanmasını sağlayacak mıyız? Yaşlılar evimizi yapar mıyız acaba! Kanalizasyonumuzu düzenleyerek kanser hastalığı yaratan aspestli borulardan kurtulur, çöplerimizi-atıklarımızı yararlı hale getirebilir miyiz? İşadamımız ile görüşüp İspanya da başarı ile uygulanan “Güneş Kentler projesini” kasabamızda uygulayabilir miyiz?

 

Derneklerimiz, İnternet sitelerimiz, birleşir mi acaba! Bu derin düşüncelere daldım gittim.

Yaparız, yaparız. Ayrıca yapmak zorundayız. HOŞÇA ve DOSTÇA KALINIZ.

25 Temmuz2009

                                                          

Eğitimci- Mv. Dnş.                 

 

VEDAT TATAR

Vahap Çvş’un yeğeni İbrahim TATAR’ın oğlu, Osman Çvş.un  ve H.Hüseyin KOÇ’un torunu

KARAÖZÜ’lü değilmiş. TÜRKİYELİ.

-o-

 

 

 

 

KIZILIRMAK nehri nasıl kazanca dönüşür

ŞAHRUH Köprüsü
Gönderen / Kaynak: Alihan ERDOĞAN

Kurulan 16 yeni kalkınma ajansı merkezlerinin içerisinde Kayseri de bulunmaktadır.

 

Amaç:

Bölgesel gelişmeyi hızlandırmak sosyo - ekonomik kalkınma başlatmak ve desteklemek,

 

Karaözü Belde Belediyesi ve çevre köyleri olarak, Kayseri kalkınma ajansına göndereceğimiz projelerle HİBE kaynak kullanarak, KARAÖZÜ VE CİVARI KÖYLER��MİZİN gelişmesine katkı vermiş  oluruz.

Kırda tüm kesimlere sağladığı finansal ve teknik desteklerle,yenilikçi iş ve girişim moddellerinin ortaya çıkışını teşfik etmesi yerel işbirliği ve ortaklık anlayışını geliştirmesi amaçlanıyor.

 

Sivil toplum kuruluşları,belediyeler,<wbr></wbr>koparatifler vb.kuruluşlar proje yaparak gönderebiliyorlar.seçilen projeler hibe kaynak kullanıyor.

 

NOT:

İkdidar yandaşlarını tutmaz, ayrımcılık yapmazda tüm kesimlere eşit yaklaşırsa denemekte yarar var derim.

 

Fikir, fikir'den, öneri, öneri'den üstündür.

 

Önerisi olan hemşerilerimiz, çevremiz için üreteceğimiz, olumlu yapılabilir işleri veb sitelerimize yazarak, yararlı bir beyin cimnastiği yapalım.

Sonrası projelendirme'ye kalsın.

Ne dersiniz?

 

İlk öneri benden:

 

Sınırlarımız içerisinden geçen KIZILIRMAK nehri  nasıl kazanca dönüşür.

 

Kızılırmak, üzerindeki Tabiat varlıklarını yok eden kum ocaklarının oluşturdukları su il dolu bent, set, gölet gibi yerlere,

oluşturacağımız kısımlara çeşitli balık tohumlaması yapark,

 

Tarihi miras olan, ŞAHRUH Köprüsünün korunmasını sağlayarak;

 

Nehrin,Ekili alanlara bıraktığı geri dönüşümsüz maddelerin toplanarak,değerlendirilmesi ve kazanca dönüşmesini gerçekleştirmek,

önerisi bir projenin  kısa açılımı olarak düşünebiliriz.

 

BU VE BUNA BENZER ÇALIŞMALAR BİR EKİP İŞİ OLDUĞU GİBİ ÖNDERLİK MESELESİDİR.

BURADA, KARAÖZÜ BELEDİYE BAŞKANI VE EKİBİNE BÜYÜK İŞ DÜŞMEKTEDİR..

SAYGILARIMLA..

 

Alihan ERDOĞAN 

 

 

TÜM KARAÖZÜ HALKI VE ÇEVRE KÖYLERİNİN BİLGİSİNE

Karaözü

Kayseri KAR-DER olarak 05/04/2009 tarihi itibariyle Karaözü belediye başkanı ziyaretimiz sonucunda öneride bulunmuş olduğumuz bazı öneri ve düşüncelerimizi ortak payda doğrultusunda Karaözü ve Karaözü halkının menfaatları doğrultusunda almış olduğumuz kararları sizlerler paylaşmak görüş ve düşünceleriniz doğrultusunda ortak bir payda çıkartmayı amaçlamışımızdır.

 

Bu anlamda aşağıdaki 4 tane öncelik maddesi konusunda hemen yaptırıma geçeceğimizi bunun öncülüğününde Kayseri KAR-DER olacağını bildirir bu konuda Ankara-İzmir-İstanbul-Mersin derneklerinin yardımlarıyla tüm Karaözü ve Civarı halkına duyurum sağlamasını önemle rica ederiz.

 

1-) Kayseri KAR-DER olarak sorumlarımızın büyük olduğunu bildirdik Karaözü belediye başkanından Eylül ayı itibariylen mekan sözü aldık.

 

2-) Eski mezarlık yolunun ve mezar içi düzenlemesinin Mayıs ayı itibariyle halkın çalışma ve yardımlarıyla çevre düzenlemesi sağlanmasına karar verildi.

 

3-) Toplu konut projesi olarak 300 tane toplu konut yapımına derhal başlanacağını bildirir bu konuda üye olmak isteyen halkımız hemen üye başvurularını Kayseri KAR-DER başkanı Cemalettin BAL\'a bildirmelerini gerekli olan şartların ve mekan metre karesi hakkında bilgiyi ileriki günlerde bildireceğimizi halkımız ile paylaşır;

yapılacak toplu konutların kış şartlarına uygun kullanıla bilir ve ortak ısı sistemli olacağını bildirir;

gerekli girişimlerin şu andan itibaren TOKİ-Mütahit Firmalar değişik mütahitlerle girişime geçilmiş olup Karaözüdeki yapılacak yerin tespit çalışmalarına başlamıştır.

Bu nedenledirki üye olmak isteyen kişilerin biran önce sayılarını bildirip bu karar doğrultusunda inşaat başlayacaktır.

 

4-) Gerekli ağaç dikimi ve TEMA vakfı ile görüşmelere geçilmiş Karaözü topraklarınız ağaçlandırılması karar verilmiştir.

 

Bu konuda görüş ve düşüncelerinizi paylaşmak amacıyla Kayseri KAR-DER başkanı Cemalettin BAL ile iltibata geçebilirsiniz. Tüm Karaözü ve civarındaki insanları saygı ile selamlıyorum.

 

Tel no:05354478642

E-mail:cemasbal@hotmail.com

04.04.2009

 

 

 

KARAÖZÜ "ÇARSISI"

KARAÖZÜ "ÇARSISI" Fotograf: Secati Demir

Kültür, Kayısı ve Karaözü

Karaözü Çarşısı
Karaözü Lisesi, Fotoğraf: Secati(pek) Demir

Karaözü, Kayseri-Sivas arasında tarihi çok eskilere dayanan, doğal güzellikleri ile ünlü şirin bir kasaba.
Karaözü’nde Köy Enstitüleri’nin katkıları ile 1950’lerde başlayan eğitim seferberliği; zamanla okuryazar oranını yüzde yüze ulaştırarak, her meslekten insan gücünü Türkiye’nin her bir yanına dağıtarak, kültürel birikimi çeşitli etkinliklerle sergileyerek doruğa ulaşmıştır.

 
Köyde her yönüyle eğitimi sağlama görevi olan köy öğretmenleri, gittikleri yerlerde bilginin kullanımını sağlayarak üretime katkı sağladılar.
Köyde bilinçli tarım ve ağaçlandırma ile ilgili uygulamalı eğitim sonucu Karaözü ve çevresi kısa zamanda birçok sebzenin, meyvenin üretildiği ve değerlendirildiği bölge haline geldi.

 
Üretilen kayısı 1970’li yıllarda Aroma, Meysu gibi büyük meyve suyu fabrikalarının ilgisini çekti ve tüm kayısı gereksinimlerini bu bölgeden karşılamaya başladılar. Kasabanın iyi kazanç sağladığı kayısı mevsiminde her gün 100 ton ürün çıkışı yapılıyor, üretici ürünü verebilmek, fabrika ise alabilmek için yarışıyordu. 

Tarımın yok edilmesine yönelik bilinçli IMF politikası tüm ülkede kendini hissettirirken, kayısı üreticisi de payına düşeni aldı.
Temmuz ayında bu bölgede kayısının değerlendirilmesi gerekiyor. Ancak, bölgede kayısının bugünkü fotoğrafı içler acısı. Kayısı tüccarlarının bir kilogram için belirlediği fiyat 50 bin TL. Üretici tonlarca kayısı satabilir. Ama nasıl? Kayısıyı işçilik bedelini ödeyerek toplattırabilir, alacağı para işçi ücretini en asgarisinden ödemeye ancak yeter. Üstelik önce işçilik ücretini ödeyip kayısı fabrikaya ulaştıktan, ödeme yapıldıktan sonra parasını alabilir. Üretici fazladan nakliye bedeli öderken, kayısının herhangi bir karşılığı yok.

 
Kayısı üreticisi ürünü kendi haline bırakmış; bazı üreticiler kayısıyı ağacın tabanında çürütmekten başka çare olmadığını düşünürken, bazıları da tabanında kuruduğunda toplayıp kışın sobada yakıt olarak kullanmayı planlıyor. Bir başka yol daha var ki; iktidarın politikasına uygun olarak kayısı tüccarları da üreticiyi bu yola zorluyor. Herkes kendi işinde çalışsın, emeğini ortaya koyarak, nakliyesini bir şekilde sağlayarak kayısıyı toptancıya teslim etsin. Ürün zaten gözden çıkarılmış durumda. Beş kişiyle 10 ton ürünü bir ayda teslim edebilirsiniz, asgari ücret değilse de yakın bir değeri kendinizin patronu olduğu bir işten kazanabilirsiniz. Bu yolu tercih edenlerden toplanan günlük kayısı miktarı 5 ton. Buradan bir zamanlar günde 100 ton ürün veren üreticinin vermediği, isteyerek veya istemeyerek çürüttüğü ürünün miktarı da ortaya çıkıyor.

Hükümet, IMF direktifleri ile üreticiyi yok etmenin formülünü ararken, Kültür Bakanı İstemihan Talay 21 Temmuz’da “Karaözü-Şahruh 3. Kültür ve Sanat Etkinlikleri”nde boy gösterecek.
Etkinlikler, değişik konularda oluşturulan ve yoğulaştırılan birikimlerin birlikte paylaşıldığı üst evreler... Kültür adına yapılan etkinlikler; kültürel birikimin yok edilmeye çalışıldığı bir ülkede kültürel birikimiyle ün salmış bir kasabada düzenleniyor. Ancak, yarım asırlık sürede gelişim frenlenmiş ve kültür adına yapılanlar Karaözü dışından gelen halk ozanlarından ileriye gidememiş. 500 yıl önce yapılan bir köprü de etkinliğe adını vermiş.
Karaözü’nde kültürel birikimin akıbeti kayısının akıbetinden pek farklı değil.

Kaynak: Celal Emiroğlu EVRENSEL, 16.07.2001, e-posta: celale@ato.com.tr

 

 

KARAÖZÜ NASIL KURTULUR?

KARAÖZÜ ORTAOKULU -Lisesi- (yukarıdaki fotoğraf) ve EMİN DEMİREL (aşağıdaki fotoğraf)

KARAÖZÜ VE ÇEVRE KÖYLERİNİN DUYARLI İNSANLARI,

Belediye Başkanımızın iletisini (haberini) bilmem okudunuz mu? Haberden anladığım kadarıyla bu son şans KARAÖZÜ ya Kasaba olarak devam edecek ya köy olacak. Tüm Dernek Başkanlarımız, Site yöneticilerimiz, Muhtarlarımız ve çevre köyleri (Kızılpınar, Karpınar, Iğdeli, Yerlikuyu, Kaleköy, Burunören, Kadılı, Ebulhayır) Muhtarlarımız kısaca kendisini yöresine duyarlı gören her insanımız bu nufus sayımında duyarlı davranmalıdır. Nasılki 1990 yılında tüm arkadaş - eş - dost kasabaya gitiyseniz bir kez daha yapabilirsiniz.

Bir KIZILPINAR`lı olarak üzerime ne görev düşüyorsa seve seve yapmaya hazırım. Kısır ve içi boş çekişmeler yerine yöremize katkı sunulacak bir amacın yanında yoğunlaşmanın zamanı gelmedi mi? Öncelikle BELDE olarak kalmak icin nüfusumuz 2000´nin üzerinde olmak zorundadır. Yöremizin en canlı BELDESİ coğrafi konum olarak merkezi bir yer olması nedeniyle tüm köylerimiz KARAÖZÜ`den yararlanmaktadır. Çevre köylerimizde bir hastamız olduğu zaman ilk baş vuracağımız yer KARAÖZÜ sağlık ocağıdır.

Geçmişte ve de şimdide eğitim olarak yararlandığımız yine en yakın yer KARAÖZÜ´dür. KARAÖZÜ deyim yerinde ise bizim köylerimizin başşehridir. Yukarıda saydığım gerceklerden dolayı KARAÖZÜ`yü belde olmaktan çıkarıp ilçe yapmanın yollarını aramalıyız. Bunun yolu da nüfus yoğunluğundan geçiyor. Geliniz hepimiz yurtdışındaki tüm hemşerilerimiz nüfus hüviyet cüzdanlarımızın fotokopilerini KARAÖZÜ Belediyesine faxla yada E-Mail le gönderelim. Bu, yöremize yapabileceğimiz en büyük katkı olacaktır. Çok zor olmasa gerek. Özellikle KARAÖZÜ`lüler duyarlıdavranmalı; beklenen nüfus sayısına ulaşmassa KARAÖZÜ Belediyesi tüm malvarlığı ile yörede bir büyük belediyeye devredilecektir! Bu olası durumu ben yöre insani olarak kabul edemiyorum, ya SİZ?


Ayrıca devlet yatırımları alabilmenin koşulu nüfus sayısıdır. . Sözün özü, HERKES NÜFUS HÜVIYET CÜZDANLARININ fotokopilerini belediyeye ulaştırısa yöremize büyük katkı sunacaktır. Belediyenin tel. - fax numaralarını aşağıda belirtiğim gibi. Duyarlılığınza teşekkür eder saygılar sunarım.

EMİN DEMİREL

Bilgi: Tel: 0090 352 8146003       0090 352 814 65 01

Fax: 0090 352 814 6260    E-Mail: goktuk38-35@hotmail.com



**************************** ****************************

SEVGİLİ KARAÖZÜLÜLER ve ÇEVRE KÖYLÜLERİ ve KARAÖZÜ DOSTLARI

KARAÖZÜ ANACADDE'den GÖRÜNÜM

Bilindiği üzere Ankara'da son nüfus sayımı ile ilgili bir toplantı düzenledik. Bu toplantıya yöremizin muhtarlarını, internet sitelerimizin yöneticilerini, Karaözü ve Çevre Köyleri adına kurulan Derneklerimizin Başkanlarını ya da bir yöneticisini ve tüm insanlarımızı davet ettik. Sağ olsunlar katılan-katılmayan herkese teşekkür ederim. Bu sayım, adrese dayalı bir tespit olacağından ve bundan sonra da bilgisayar ortamına geçileceğinden yöremiz için çok önemlidir. Yazan ve yazılanlar açısından hiçbir suç unsuru taşımayan bu girişimimiz sadece kasabamızın nüfus kütük kayıtları ilçemizde olanları adres ve ikametgah olarak da yöremiz insanı olmalarının tespitidir. Ayrıntılı bilgi için belediyemizden telefonla ve faksla yardım alabilirsiniz.Telefon ve iletilerinize bilgi verecek görevlilerimiz sizleri bilgilendirecektir.

TÜM İNSANLARIMIZIN İLGİSİNİ BEKLİYOR SEVGİ VE SAYGILAR SUNUYORUM.

KARAÖZÜ BELEDİYE BAŞKANI


Bilgi:   Tel: 0090 352 814 6003       0090 352 814 6501
Faks: 0090 352 814 6260    E-Mail: gokturk38-35@hotmail.com

************************************************************

Geleneksel Karaözü Dayanışma Derneği yemekli toplantısı yapıldı

Geleneksel olarak her yıl düzenlediğimiz Karaözü Dayanışma Derneği yemekli toplantımız Gazeteciler Cemiyeti Lokali-Cağaloğlu’nda yapıldı. İkiyüzün üzerinde bir katılımın gerçekleştiği, coşku ve eğlencenin en üst seviyede olduğu yemekli toplantımıza;

CHP Kayseri İl Başkanı Sayın Mustafa ASLAN, Kayseri Kara��zü Derneği Başkanı Sayın Hadi TEMEL ve yönetim kurulu üyeleri, Tekirdağ Vali Yardımcısı Sayın Erdoğan ÖZDEMİR, Arguvan Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Ahmet BARUT, İstanbul Kayserililer İl Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Muzaffer OFLAZ, Sivas Platformu Yöneticisi Ahmet ASLANTÜRK ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Büyük Üstad Şair-Yazar Sayın Arif BAŞ, Değerli Büyüğümüz Emekli İlköğretim Müfettişi Sayın Veli DALAK, Albay Gülhan ÖZEL ve ayrıca kendi el emeği ile yaptığı karakalem ve yağlı boya tabloları ile Derneğimize maddi katkı sağlayan Neslihan TEMEL’e toplantımıza katılarak bizleri onurlandıkları için teşekkür ederiz.

Ayrıca yemekli toplantımıza mazeretleri dolayısıyla katılamadığı için telefon ederek başarı dileklerini bildiren Karaözü Belediye Başkanı Sayın Çakır GENÇ ve Ankara Karaözü Kültür Derneği Yönetim Kurulu Üyelerine teşekkür ederiz.


Saat 13.00 da başlayan yemekli toplantımız akşam saat 20.00’da sona erdi. Derneğimiz Başkanı Ahmet Erdoğan’ın konuşmasının ardından, Sayın Veli Dalak, Sayın Mustafa Aslan, Sayın Hadi Temel, Sayın Şener Tatar ve Sayın Galip Bal dost ve hemşerilerimize birer konuşma yaptılar.

Kendi Özümüzden yetiştirdiğimiz sanatçı arkadaşlarımız Eylem Koç ve arkadaşları ile Gültekin Gök’ün müzik ziyafeti coşkulu geçen toplantımıza muhteşem bir renk kattılar. Daha sonra sahne alan Kenan Çallı ve arkadaşları Derneğimiz üyesi Sayın Handan Karahan’ın bestelerinin de okunduğu bir resital sundular.

Günün ilerleyen saatlerinde ise fasıl grubunun sahne alması ve Gültekin Gök’ün Kasabamızın oyun havalarını seslendirdiği toplantımız halaylar ve oyun havalarının oynanması ile sonuçlandı.


Yemekli toplantımıza katılan tüm dost ve hemşerilerimize gönülden teşekkür ederek bir daha ki toplantımızda da aynı coşku ve heyecanın yaşatılmasını temenni eder saygılar sunarız. 12 Mart 2007


KARAÖZÜ DAYANIŞMA DERNEĞİ
YÖNETİM KURULU

 

========================================================